
Doğumu, M.S. 260-270, olduğu söyleniyor. Akdeniz'de, Likya'nın en büyük ve önemli liman kenti, Patara'da bir tüccarın oğlu olarak dünyaya gelmiş. Babası ölünce kendisine kalan mirası yoksul insanlara yardım için kullanmış. Yaptığı seyahatlerde, çok Tanrılı ve mitolojik unsurlardan oluşan inanç sistemlerine karşı, insanları tek Tanrı'ya inanmaya davet etmiş...
Daha sonra Myra'ya yerleşip, burada piskoposluk görevine getirilmiş.
Hıristiyan akaidinin şekillendiği 325 İznik konsiline katıldığı düşünülüyor.
Yaşamı boyunca, hep zor durumdakilerin yardımına koşan, Saint Nicholaos, bir kabule göre 340 lı yıllarda "6 aralıkta" yaşama veda etmiş...
Rivayete göre 11 yüzyılda İtalyan askerleri, Saint Nicholaos'tan kalan kalıntıları, Türkiye'den İtalya'ya götürmüş ve Bari'de yaptırılan bir kiliseye yerleştirmiş, Dünya'nın her tarafından kiliseye akın eden ziyaretçiler, efsanelerini kendi ülkelerine taşımış..
Birçok ülkede adına kiliseler yaptırılmış, "ki bunlar arasında en göze çarpanı 6 yüzyılda İstanbul'da inşa edilen Bazilika'dır".
Birçok Avrupa ülkesinde, 6 aralık Saint Nicholaos, hayırseverlik ve armağan verme günü olarak kutlanmaya başlanmış.
Saint Nicholaos'un efsaneleri ve ismi tüm bu zaman içinde, ülkelere göre yeniden uyarlanmış, kimi yerde, hediyelerini çoraplara kimi yerde ise çocukların tahta ayakkabılarına bırakıldığına inanılmış, ve 17 yüzyılda Hollanda'da Sinterklaus'a dönüşen Saint Nicholaos adı, göçmenlerle Amerika'ya kadar uzanıp, orada da Santa Claus olarak anılmaya başlamış..
Noel Baba imajını ise 1860 larda Amerika'da karikatürist yazar, Thomas Nast tarafından kırmızı yanaklı ve göbekli olarak kaleme alınan Santa Claus olarak kazanmış.
Ve bugün tüm Dünya, 6 aralık'ta Noel şarkıları söyleyip, farklı isimlerle ve yeni imajı ile de olsa, Aziz Nikolas'ı anıyor..... Yani, Demre'li Niko'yu...
Evet, tüm dünya farklı isimlerle farklı imajı ile ve hatta daha çok dinsel bir simge olarak ansa da, Aziz Nikolas'ın bir insan olarak yaptıklarını ve yardımseverliğini takdir ediyorum hiç kuşkusuz..
Çocukken bende onla ilgili çok hayaller kurdum elbet, her çocuk gibi...
Çocukken beni en çok etkileyen şeylerden biri de, tanıdıklardan, dostlardan aldığımız yılbaşı kartları olmuştur. "teknolojiden dolayı artık pek yazamasakta dostlara"
Hele o simli kartlar vardı, kar yağmış görüntüler, çatısı karla kaplı, sarı ışık sızan pencereleri ile önünde oynaşan çocukları ile, o simli kartlar alır götürürdü beni başka alemlere sanki, inanın hala şimdi bile, simli kartları görünce içim bir tuhaf oluyor, dönüyorum yine çocukluk yıllarıma, o sevgili aile çevresi, hazırlanmış yılbaşı sofraları, sıcak sohbetler, gece 24 te sarılıp birbirini kutlamalar, ne güzeldi, hala yaşatıyor bana o duyguyu o simli kartlar.
Kim demiş, İnsanlar büyüdükçe, efsanelerini, masallarını kaybeder diye, yok böyle birşey, laf salatası, insan hiçbir zaman masallarını kaybetmez, içimizdedir çünkü onlar ve bizimle sonsuza kadar yaşarlar..
İnanın Noel Baba o çocukların koruyucu Aziz'i de, hala Ren geyiklerinin çektiği kızağı ile uçarak ve bacalardan evlere girerek hediyeler dağıtmaya devam ediyor...
Ve dostlarım inanın, ve Noel Baba olmaya özen gösterin, ve vazgeçmeyin cocukları sevindirmekten, daha büyük bir mutluluk olabilirmi?...
Bende sevgili Arzu'ya katılıyorum, ve yeniyıl da barış ve huzur dolu mutlu bir Dünya diliyorum herkese, ve sonsuza kadar sürsün istiyorum.....
Erkan.......................

