Saturday, April 01, 2006

HADİ LEEEN!!!!

Dün gece çok geç yattığım için, bu sabah erken kalkmam zor oldu tabi.
Benim küçük sarı cadım bende, sabah ona kahvaltı hazırladım ve tekrar yatağa uzandım, inanılmaz bir kırgınlık ve yorgunluk var üzerimde. Kozmik buluşmanın etkilerimi, ne bu.
Ebru sürekli yanıma gelip kalk baba, hadi çarşıya gidicektik, bisikletle, unuttunmu, ha hu ları yapıyor. Ulan bir rahat yokmu ya durumundayım. Beni kaldırmak için herşeyi denedi sarı cadım, sonunda gidip çizgi film seyretmeye karar verdi. Tabi bunlar daha sonra patlatacağı bombanın ön hazırlıklarıymış nerden bileyim. Bir ara posta kutusunun tıkırtısını duyar gibi oldum, kapıdan sanki bir posta atıldı gibi geldi bana, sonra hafif meşrep kendimden geçmişim. Sonra Ebru telaşla gelip, baba baba kalk, postacı büyük bir paket bırakıp gitti, deyince, yerimden zıpladım, ulan kapı kapalı, üstelik ebru açsa bile, bu postacı manyakmı, küçücük bir kız çocuğuna nasıl paket bırakır, bomba falan olmasın lan, bu denyolardan herşey beklenir. telaşla koşarak aşağıya indim ebru da peşimden koşuyor, bakınıyorum ama, paketi göremiyorum, ebru o arada bana sırıtarak bakıyor, nerde paket kızım dedim, oda ellerini havaya kaldırarak avazı çıktığı kadar bağırdı, Een Apriiiiiiilll, "1 nisan" vay maymun vay, bana 1 nisan şakası yapmış, uykumun içine etti, bende onu kıçından ısırdım, ama o istediğini yapmış ve beni kaldırmıştı, birlikte biraz çizgi film seyrettik, ama benim aklım başka yerlerde, çocukluk yıllarıma daldım, ilk okul yıllarıma, ne güzeldi, sevecen dostluklar, mutlu günler, çocuktuk işte, geçti gitti. Aklıma Özdemir Asaf'ın "o ara ne oldu" adlı bir yazısı geldi, şöyleydi,

O ARA NE OLDU....

Okul dönüşü evlerimize gitmeden önce, orada burada oynar, dövüşür, bitkin eve dönerdik. Çok iyi hatırlıyorum....
Sonra bir ara hatırlayamadığım bir çağ geçmiş olmalı. Kendimi, boyuna canımı sıkan işler arasında, katip ismi altında, memur, muhasebeci adı ile şunun bunun yanında çalışır buldum..
O ara ne oldu; unutmuşum. Hocamız mı gitti gelmedi. Mektep mi yıkıldı. Yoksa ben mi bir gün kaçtım okuldan.... Bulamayorum......Özdemir Asaf...

İşte bunu hatırladım ve çocukluk yıllarımı düşündüm bir an "şimdi büyüdüm çocuğum var"
ona bakıp kocaman bir öpücük verdim. Birazdan bisikletle çarşıya gidip dolaşacağız, şimdi sütlaç yapıyorum,sonra onu buzdolabına koyucam, akşam kızımla gömeriz ona, canı çeken varsa buyursun gelsin, HERKESE YETECEK KADAR VAAAARR.........

Erkan...............

10 comments:

RA said...

Vay sarı cadıcık vaaay...Oğlum sen yandın bu kız senin canına okuyacak...amaa ohh iyi olmuş sana, ne öğle hatun gelmiş sen yat...Böyle dikerler adamı işte!Ahh keşke akşam sütlaç partisine katılabilsem...ahhh özleniyorsunuz...

Zen Kaçığı said...

Ah arzu napıcam ben bu kızla yaw, büyüdükçe denyolaşıyor, bıraktınmı alıp başını gezmelere falan kaçıyor, kız resmen hep firar, kız Arzu bu kız valla sana çekmiş, valla bıraksam Konya'ya kadar gider bu, yandık biz yandık....

Ertan bir fikir ver loo, napıcam ben bu kızla...

öpüldünüz.......

JoA said...

o küçük sarı cadıyı hiç görmedim ama aklımdaki fotoğrafı sahane! tam cimcime filan dediklerinden olsa gerek.

nacizane derim ki, firariler iyidir. aklı fikri kaçmakta olanlar günün birinde en güzel yere kaçarlar. büyüyünce ben de yapcam:)

Zen Kaçığı said...

Ah Joa ah, öyle bir cimcime ki bu, bütün hayatıma pranga vurdu, adı gibi tatlı, Ebru Deniz Acar, Ebru Deniz, bütün denizleri ebruli olmuş sanki, ee soy adı da aynen hareketli ve çılgın ne yapacağım bunla bilmiyorum, güzel yorumun için teşekkürler, yazılarını okuyorum ve çok beyeniyorum, bir ara kızımın resmini koyucam bloğa o zaman görürsün bakalım aklındaki fotoğrafı iyi çizmişmisin, şair, sen mutluluğun resmini yapabilirmisin Abidin, demişti ben yaptım sanıyorum, ve kızımın doğum kartına şöyle yazmıştım, Hoşgeldin bebek, yaşamak sırası sende, ve unutma ki yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi, kardeşçesine...
Bu arada yazılarına yorum yazmak istedim hep, ama nerden çıktı bu velet, filmi gibi olmasın diyordum hep, ama bu blog olayına hasta oldum herkes güzel takılıyor işte, bence net olayı bu olmalı keyifli diyorum ben.
Kendine iyi bak, güzel yazılarına devam....
Teşekkürler......

JoA said...

ebru: karmaşanın içindeki uyum. görünenden yola çıkıp beklenmedik şeyler yaratmak. sürprizli. çok ama çok güzel. bence tam karşılığı "ahenk"tir ebrunun.

deniz: adı üstünde işte. dalgalı ya da sakin. derinlerinde hep başka şeyler var. kimilerine yuva, kimilerine düşman. bin türlü canlı yaşasın diye, gemiler geçsin diye, insanlar kıyısında durup baksın diye var. ve bazı şeyleri de buharlaştırıp gökyüzüne göndermek için.

acar: çabalama kaptan, tutamazsın.

iyi bir bileşim olmuş bence de. çekeceğin var derim:)) nazım'ın dizelerini yeğenim doğduğunda çok sık anımsamıştık. var mı daha güzeli? mutlaka bloga koy resmini cimcimenin. merakla bekliyorum. (bir sonraki gezi notlarını da tabii. harikaydı!)

çok teşekkürler

isigin savascisi said...

ne guzel yazmissin denyo.durup dururken cocukluguma gittim .yapma boyle seyler gunaha girme. ne guzel yasayip gidiyoruz iste.hayret bi seysin yaaaa.bide ozdemir asaf gibi bir zehir koymussun oraya... ben sana bunun hesabini sorarim, gorursun sen.
SEVGILERIMLE...

ertantra said...

Sana hep böyle neşeli korkular ve sürprizler dilerim dostum....

Cadıyı öp, hatta hafif mıncır, hatta şöyle kulak memesinden tut hafif dişinle ama abartmadan, en son olarak da böbrekten bir dal ona...

isigin savascisi said...

merhaba sicak yuzlu dost,
bugun hinzirligim tuttu, ulan dedim kendi kendime su adama bilmece sorup dikkatini bana dogru cekeyim diye.sorum su:
adamin biri ogluyla arabasina binip yolculuga cikiyor.hayatin cilvesi kisa sure sonra kaza yapiyorlar ve oglu agir yaralaniyor.hemen ameliyat olmasi lazim.hastaneye goturuyor.doktor diyorki :cok tehlikeli ameliyat ve ben oglumu ameliyat etmem .
sorum su:cocuk nasil doktorun oglu olabilir?

Zen Kaçığı said...

Can dostum güzel insan Mahmut.
Ne güzel uzun yıllardır bu soruyu duymamıştım, yeniden hatırlattın bana. Eskiden çok sorardık birbirimize bu soruyu. Ve ne güzel ki Mustafa Kemal ATATÜRK Cumhuriyeti kurduğundan beri, kadın doktorlarımız, kadın belediye başkanlarımız, kadın pilotlarımız, şoförlerimiz, kadın başbakanlarımız, herşey her dalda kadınlarımız var ne güzel, ulan unutmuşum kadın bilardocularımız bile var be ne güzel....

Seni seviyorum mahmut

isigin savascisi said...

sevgili buyuk onder ataturk sayesinde kadinlara erkeklerle ayni haklar verilmis.ama maalesef bu haklarini kullanamiyan kadinlarimiz var
optup len yine seni denyo